SuperClasico’nun Ardından

Yayınlandı: Ocak 21, 2010 Uğur Türker tarafından Maç Yazıları, uğur türker içinde
Etiketler:

Aslında çok farklı bir yazı yazıcaktım ve başlığımı da ona göre seçmiştim ama bu maçla ilgili yazılacak en değerli konunun Boca Juniors deplasmanında River Platenin gollerini atan Villalva’nın 1992 Mori’nin ise sadece 1991 doğumlu olmaları gibi geldi. Özellikle Vilallva kısa boyu ve çabukluğunu teknikle birleştirince bana Saviolayı anımsattı.Nitekim yetnek avcısı Fergusonun dikkatini çekmeside uzun sürmemiş. Dilerim kariyeri onunki kadar karamsar gitmez. Diğer yanda Boca Juniorsunda sahanın en önemli mevkilerinde Abondanzieri (35), Palermo (36) oynatması iki takım arasındaki en keskin farktı. Şu satırları yazdığımda dakika 70 ve River 3-1 önde ama maçın sonucu gerçekten önemini kaybettti benim için.Aşağıdaki gol maçı bıraktırıp yazıya sardırdı…

Öbür yandan çok güzel bir maç olduğunu da söylemek isterim; oyuncular ve hakem mümkün olduğunca oyunun durmamasını sağlıyorlar ve buda izleyici açısından göze hoş gelen bir tablo. Yazımın bu bölümünü bir enstantane ile noktalamak istiyorum : Maçın 30-35inci dakikalarında bir pozisyonda Palermonun dirseği ters bir şekilde Qiroganın çenesine geldi ve az kalsın dişlerini falan kırabilirdi. Yerde yatarken suratını elleriyle kapan Quiroganın ilk ellerini kim açtı tahmin edin bakalım ? Palermo ve Qiroga o acıya rağmen en ufak bir ters tepki vermedi. Yerden kalktılar ve konuşurlarken hakem yanlarına gelip tartışmayı kesmelerini işaret etti ama onlar hakeme öyle bir tavırla el kol hareketleri yaptılar ki sanki ” ne tartışması biz sadece dostça konuşuyoruz gibilerdi “. İlk yarı bittiğinde Palermo soyunma odasınagiderken yanında kim vardı dersiniz…

Superclasico ve LİG TV

Ker alaka gibi gelebilir bu iki terim uzaktan bakılınca. Ne var ki son günlerdeki Lig Tv deki yeni konsept tartışmasından sonra bu maç çok anlamlı geldi bana.  Maç yayınlama şekli, spiker katılımı, devra arası ve maç içi boşlukları değerlendirme şekli kısacası herşey bizden biraz farklı… Tamam ben maçı Arjantin dilinde değil ingilizce dinliyorum, tamam oradaki oyunda topun sahada kalma süresi fazla yani maç içi boşluklar daha kısa , tamam yayıncı devlet televizyonu yani reklam ihtiyacı yok ama bizde atınca mangalda kül bırakmıyoruz. Hepsinin özelinde en fazla maç içindeki boş anların değerlendirme şekillerine takıldım ben ve açıkçası kıskandım çünkü onlar bizim ligtv gibi sahadaki oyuncuların garip mimikleri yerine sahada olan güzel hareketleri yayınlıyor, bir golü seksen defa izletmektense veya tribündeki kim olduğunu bile bilmedğimiz insanlara zoom yapmaktansa o an sahada neler olduğuna daha fazla önem veriyorlar. Ki saydığım tüm bunları Arjantin Rejisi muhtemelen Ligtv standartlarında yayın kalitesi olmadan yapıyor ( ben kameradan çok anlamam ama bunu da çözmek için iletişim okumak gerekmese ).

Yukarıda farklılıklardan bahsettim. Biraz da sanki kendimi GS – FB maçı izlediğimi sanmama neden olan şeyler var. Sahaya   uçup gelen pet şişe mesela, saha içindeki oyuncuya küfür edecek kadar yüksek desibelli sese sahip seyirci mesela…Demek ki sadece biz değilmişiz tribün kültürü sorunu çeken.

Reklamlar
yorum
  1. onur abat dedi ki:

    bencede gayet güzel bir maçtı genç ve yetenekli yıldızların şovuna şahit olduk.Kendilerini göstermek isteyen bu genç yıldızlar bize futbolun ne kadar heyecan verici olduğunu bir kez daha hatırlattı……:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s