Haziran, 2011 için arşiv

2001’de 4-3 biten Fenerbahçe maçından sonra öyle bir dalgalandı ki Antep’teki sular ( deniz yoktur ), Gaziantepspor küme düşme potalarını bile zorladı. Nurullah Sağlam ile ufaktan atılmaya çalışılan temeller kazı çalışmasından öteye gidemeyince göreve Couceiro çağrıldı. Portekizli takımı biraz daha diriltti. Pas bazlı, sahanın kontrolünü elinde tutmak isteyen bir takım tam yarattı yaratacaktı ki ani bir rüzgar Tolunay Kafkas’ı yerine sürükleyiverdi. Kayserispor başında Türkiye Kupası zaferine rağmen defansif oyunuyla eleştirilen Kafkas halefinden aldığı takımla kendi kimliğini de değiştirdi. Önce aksayan Antep savunmasını yerinde transferler ile ( Dany, Emre Güngör ) sağlamlaştırdı. Hücumda ise önceki sezonlardan kalan ve kullanmak istemediği yumuşak yabancılar nedeniyle ligin ilk yarısında takımının toplam maç skoru sadece 32 oldu.

Hızı, tekniği ve istikrarı sayesinde takımının atılımında pay sahibi.

Couceiro’nun aşırı ofansif oyunu sonrası yarım sezonluk geçiş dönemi ise Cenk Tosun ve Wagner’in transferleri ile kapandı. Ligin ikinci yarısı Couceiro’nun ayağa pas yapan, sürekli topa sahip olmak isteyen takımı ile Kafkas’ın savunma disiplini birleşince ve ek olarak her ikisini de yapabilen Hürriyet takıma katılınca pasta tamamlandı. Çabuk, ayağa, öne oynayan Gaziantepspor ikinci yarının tekil puan durumunda 3. oldu, ilk iki malumunuz.

Takım oyunundaki gelişim doğrusal olarak oyuncu performanslarına da yansıdı. Blackburn’un kapısından dönen Popov, ilk sezonunu boş geçen İsmael Sosa, Couceiro döneminde neredeyse yedeğe düşen Olcan Adın performanslarını ve değerlerini katladılar. Takıma ikinci yarı katılan Wagner ve Cenk ise Ernst’ten sonra son yılların en etkili devre arası transferleri idi.

Wagner : Adam eksiltme ustası.. Şekilde görüldüğü gibi..

Şimdi Kafkas için daha zoru başlıyor. Tıpkı Ertuğrul Sağlam’ın Bursaspor’da, Şenol Güneş’in Trabzonspor’da yaşadığı sürecin bir benzerini yaşama şansına sahip. Şampiyonluk yolunda Gaziantepspor’un en önemli sorunu maç içi istikrar. Bazı maçları o kadar git-gelli oluyor ki enteresan skorlar alınabiliyor. Bu açıdan saha içinde karakter gösterme işini üstlenecek oyunculara büyük iş düşüyor.Takımda Dany, Cenk, Popov gibi yetenekli ayaklar olmasına rağmen, dişlinin hızlanması başka ayaklarda gizli. Murat Ceylan, Wagner ve Ivan de Souza takımın performansını doğrudan etkileyen isimler. Ivan ligimizin (bence) en iyi hücumcu sol beki ve onun ofansif katkısı sıkışan oyunlar için hayati derecede önemli. Murat Ceylan ise süpriz koşuları ve etkili hücum presi özelliği ile şampiyonluk yolundaki takımların kadrolarında mutlaka olması gereken tipte bir orta saha oyuncusu. Son olarak Wagner ise Jaja’nın ayrılışı sonrası ALEX – 2’nin en belirgin adayı.

Tolunay Kafkas oyun planındaki aksayan noktaları geliştirebilir ve Cenk Tosun’a alternatif bir golcü transfer edebilirse gelecek yılın ciddi zirve adaylarından. Gaziantepspor’un UEFA Ön Elemelerinden başarıyla gruplara yükselmesi hem ekonomik hem de moral açısından çok değerli çünkü ellerinde Avrupa’ya pazarlayabilecekleri cevherler var. UEFA Kupasında oynanacak bir iki önemli maç bu amaca hizmet edebilir.

Reklamlar

Ufak George Best’ler onlar…

Yayınlandı: Haziran 23, 2011 Uğur Türker tarafından Değerlendirmeler, uğur türker içinde
Etiketler:,

Tanıyanlar bilirler, kolay oyuncu beğenemem, öyle her yetenek etkilemez beni. Gelin görün iki oyuncu var ki onları yere göğe koyamam. Messi, Ronaldo değiller ama “onlarlar” işte...

Kariyerleri, stilleri, karakterleri birbirinin aynı, sanki başka ülkede doğmuş ikiz gibiler. Biri Buenos Aires’li diğeri İzmirli. Büyük takımların sıradan oyuncu olmayı değil, orta sınıf takımlarının büyük oyuncusu olmayı tercih ettiler onlar: İbrahim Akın & Franco Cangele …


Futbola Boca Juneiors’da başlayıp 40 küsür resmi maçta forma giyen Cangele, Colon Santa Fe’de geçirdiği kısa dönem sonrası Sakaryaspor’a kiralandı.Ben onu ceza sebebiyle Ali Sami Yen’de oynanan Sivasspor maçında tanıdım. İstanbul’da değildim, şimdiki gibi tüm maçlar canlı yayınlanmıyordu ama o 3 dakikalık özet yetmişti herşeye. Sakaryaspor’da geçirdiği bir senede herşeyi yaptı. Goller attı, asist yaptı, rakibine tükürdü kırmızı kart gördü, çalım attı. Sakarya küme düşünce Kayserispor’a geçti. Aradan geçen 4 senede öyle bir etki yarattı ki Franco Cangele, şimdi tam bir fenomen. Kadir Has’da kendi tarftarı var, o dağınık saç stili Kayserili berberlerin en iyi bildiği tarz artık, Kayseri’de sokaklarda gol atan çocuklar Cangele diye bağırıp onun gibi seviniyorlar. Harika kullandığı sol ayağı ile yapabildiklerini gördükçe neden daha büyük yerlerde olmadığını sorgular olduk. O ise her başarısının ardından içindeki yaramaz çocuğu bize gösterip ” alın, ben buyum ” der gibiydi.

İşte Size Cangele için hazırlamış bir video:

Cangele’nin futbol ikizi ise İbrahim Akın. Beşiktaş’tan at yarışı oynadığı için gönderilen İbrahim, İBB Spor’da öyle işler gerçekleştirdi ki, şimdilerde geri dönme yolunda. O gün İbrahim’in özel hayatına vuranlar şimdilerde susmuş yada İbrahim tarafından susturulmuş. Ben İbrahim’i Sergen ile Hasan Şaş’ın karışımı diye nitelendiriyorum. Sol ayağına o kadar hakim ve geniş alanda o kadar kolay yön değiştirebiliyor ki istediği ve gününde olduğu zamanlar durdurulmaz oluyor. Zaten halen 4 yıl önce lige yükseldiği oyunculardan 8’ini kullanan İBBSpor’un düşme korkusu bile yaşamadan Türkiye Kupası finali oynamasının kaynağı İbrahim Akın. Tek başına takımını rahatlıkla ligde orta sıralarda tutuyor. Yanına Necati, Holosko, Gökhan Ünal gibi oyuncular verdiğiniz zaman sonuç kupa finali dahi olabiliyor. İbrahim’in Beşiktaş’ta kadro oyuncusu iken İBB Spor’da ” saygıdeğer ” oyuncusu olmasının sırrı ise ikizi Cangele ile aynı; Her ikisi de futbolu halı saha maçı yaparcasına oynuyorlar. Sanki hala maç bittikten sonra terli terli evlerine gideceklermiş gibiler. Zaten onları farklı yapanda bu değil mi?

Dünyanın iki ucundan başlayan paralel iki hayat hikayesi ; ufak George Best’ler onlar Belki yaradılışları başka kimliklerde olsa, bu yetenekleri başka kuyumcular işlese onları asla bomboş Olimpiyat stadına izleyemezdik, ama mukadderat… Ben ikisini aynı sahada izlediğim İstanbul’daki İBBspor- Kayserispor maçını iple çekiyorum ; ya siz ?