Ortaya bir karma – Hamal Yıldız

Yayınlandı: Temmuz 2, 2011 Uğur Türker tarafından Değerlendirmeler, uğur türker içinde
Etiketler:, , , , , ,

Michel Platini İspanyol Marca gazetesine verdiği röportajda Real Madrid’deki başarısızlığı takımdaki hamal oyuncu eksikliğine bağlayıp “sadece yıldızlarla bu iş olmaz ” şeklinde açıklamış.
bknz.tam metin futbolunilahlari.blogspot.com

Görev bölümü açısından değerlendirdiğimizde teorik olarak doğruluk payı olan bu tez, takımların bütünsel performanslarını düşündüğümüzde ise biraz güdük kalıyor. Geçtiğimiz sezon oynanan Real Madrid – Barcelona serilerinde Madrid orta sahasında yetenek fakiri oyuncuların sahadaki negatif etkisini hesapladığımızda ortaya başka bir teorem çıkıyor Platini’ninkinden farklı olarak. Günümüz futbolunda oyuncuların hem yetenekli hem de fiziki olarak doygunluk noktasına varmış olmaları gerekiyor. Yani Makalele, Mikel Obi yerine Pirlo, Scholes gibi oyuncular daha tercih edilebilir oluyorlar.

Mevkilerinde dünyanın en iyilerinden olan yukarıdaki ikili, İngiliz Milli Takımında neredeyse yokları oynuyorlar.


An itibariyle oynanan Arjantin – Bolivya maçı ise Platini’nin tezini ufak bir değişiklik ile Milli Takımlar düzeyinde oldukça geçerli kılıyor. Eğer yıldız, hamal oyuncu yerine hükmedici ve tamamlayıcı sıfatları kullanılır ise teorem oldukça işlevsel. Milli Takımlarda, klüp takımlarında hükmedici yada tamamlayıcı rollerde oynayan iki oyuncu yan yana görev yaptıklarında ortaya karmaşa, ahenksizlik ve bunların sonucu olarak da başarısızlık ortaya çıkıyor. Bu iki kurgunun en açık örnekleri ise Arjantin ve İngiltere Milli Takımları.
İngiliz Milli Takımı savunma ( Terry, Ferdinand ) ve orta saha ( Gerard, Lampard ) ikililerinde hükmedici ( hatta kral ) oyunculara sahip olduğu halde bu kadrosuyla kaydadeğer bir başarı yakalayamadı. Capello’nun göreve gelir gelmez Lampard – Gerard ikilisinin arasına tamamlayıcı Gareth Barry’i yerleştirmeye çalışması düşünceyi kanıtlar nitelikte bir örnek.

Paranın öbür yüzü olan Arjantin Milli Takımında ise savunma ve orta sahada tamamen tamamlayıcı rolde oyuncular mevcut. Tandemde genellikle görev alan Burdisso, Demichelis kalite olarak o düzeyde oyuncular olmasına rağmen özellikleri bakımından uyum sorunu çekiyorlar. Orta sahasında Cambiasso, Mascherano, Banega gibi aynı tür rol oyuncuları zaten verimsiz oldukları hücumda sıkıntı yaratırken, iyi yaptıkları defansif rollerinde de problem yaşıyorlar. Yer tutma, pozisyon alma konusunda hem savunmanın hem de orta sahanın yaşadığı aksaklıklar Arjatin Milli Takımı’nın bu denli kaliteli ayaklara rağmen sahada çaresiz kalmasına sebeb oluyor. Bu problem takımın ayaklarında bir pranga gibi her turnuva ortaya çıkıyor.

Tek farkları kullandıkları ayakları olan Cambi - Machi, Milli Takım performansları ile parmak ısırtıyorlar !!!

Paranın dik geldiği, yani başarının yakalandığı durumlar tam olarak teoremi kanıtlar nitelikte değil. Keza 2000lerde oynanan 6 büyük turnuvada 2şer final oynayan İtalya ve Fransa Milli Takımlarında görülen ortak özellik oyuncuların ağırlıklı olarak aynı klüpten gelmeleri ; klüp takımlarında yakalanan uyumun Milli Takımlara yansıması. İtalyan savunma ve orta sahası Milan, İspanyol Takımı ise Barcelona altyapılı takımları ile başarılı oldular. Onlar gibi 2şer Final oynayan Almanya ve Fransa’da genel yapı daha da farklı. Gerek Almanya gerek Fransa da uygulanan altyapı modeli ilk planda Milli Takımı amaçladığı için oyuncu uyumları genç milli takımlarda sağlanmaya başlıyor.

Tekrar Platini’nin hamal – yıldız tezine dönersek karşımıza iki yol çıkıyor. Kulüp takımlarında tezin kısa vadede ve geçici ( 2010 İnter ) başarılara imza atabildiği görülürken uzun vadede ise ( Barcelona, Manchester United ) sonuç vermediği anlaşılıyor. Milli Takımlarda ise Platini’ni tezinin başarı için değilse bile başarısızlık için uygulanabilirliği mümkün. En azından başarısızı etüd edip size başarılı olma yolunda bir imkan sunuyor. Tarihin en başarılı oyuncularından olan Platini’nin bu başarı haritası sınırlı tezi ile neden futbola olan katkısını saha içi değil saha dışında vermeye çalıştığını anlayabildik sanırım.

Sn. Bora Beyzade ve Serdar Kamaç’a çeviri ve haber için sonsuz teşekkürler.

Reklamlar
yorum
  1. bora dedi ki:

    Doğru söylüyorsun ama Barcelona gibi kimyası güçlü bir takım yakalamak zor. Alt yapısı en güçlü, kulüp olarak çok zengin bir başka kulüp yok dünyada. Onlarda jenerasyonu kaybettikten sonra büyük çöküntü yaşadılar. o Hollanda akımının olduğu yıllarda çok seneler rezil oldular. Guardiola’dan sonra da olmayacaklarının garantisi yok. Manchester United için ise zaten geleneksel İngiliz kulüplerinde orta sahalar her zaman 2 yönlü olmuştur. Hatta onlarda yaratıcılık yönleri daha zayıf olduğundan bir türlü dünya futboluna hükmedemediler. Gerrard çok ama çok büyük oyuncudur ama hiçbir zaman bir Iniesta bir Xavi olamaz. Çünkü kültür farklı anlayış farklı.

  2. Uğur Türker dedi ki:

    Jenerasyon yakalama konusunda haklısın abi. Ama barcelona da hoş bir yaş tablosu var, takımı birden değil sırayla değiştirme şanlarına sahipler. Seneye Puyol, sonra Xabi en son da bir iniesta türevi bulmaları gerekiyor. Fabregas maliyetine rağmen Barcelonaya bir 10 sene daha kazandırabilir. İnieasta için ise Tiago yada Pastore en uygun adaylar, soru işareti Puyolda bence. Oraya bir dış ekleme yapmalılar. İngilizlerin durumunda ise bir ışık belirdi. Son 10 senede sürekli Gerard,Lampard yetiştirmeye çalıştılar ve bunun sonucu yok ortada. Yeni rol model Wilshere olabilir mi ? Wenger’in önce Nasri, şimdi Wilshere’e yaptıkları ciddi şekilde incelenmeli, hatta ben inceleyeyim gelecek günlerde.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s