Toptan hızlı koşamazsınız..

Posted: Temmuz 4, 2011 by Uğur Türker in Değerlendirmeler, uğur türker

Futbolda oyuncuların atletik özellikleri geliştikçe yetenek tasviri de değişti. 1990ların ikinci yarısına kadar futbol topu ile yapılanlar yeteneğin temelini oluşturur iken son 15 yılda yetenek az zamanda çokça işler başarma düzlemine oturdu. Sıcağı sıcağına oynanan Brezilya – Venezuella maçının 43. dakikasında gelişen Brezilya atağında mükemmele yakın bir koşu yapan Alves’in önüne bırakılacak bir pas onu kaleci ile karşı karşıya bırakacaktı. Alves koşusunu yaparken Neymar pası Lucas’a verdi, Lucas’ın ise topu yavaşça 7 metre önündeki Alves’e yuvarlaması gerekirken topu kontrol edip zaman kaybedince savunma Alves’in koşu yolunu kapattı.

Bu pozisyonun projeksiyonunda geneli değerlendirdiğimizde; yetenek artık çabuk düşünmek ve çabuk oynamak demek oluyor. Tabi ki Messi gibi 1970,1980lerde yapılanları bugünlerde yapabilecek kadar yetenekliyseniz o ayrı. Ama biz insanların oynadığı futbolda topun hızı herşeyin önüne geçti. Çünkü oyuncular her zamankinden daha çok ve daha hızlı koşuyorlar. Ve ortalama oyuncu hızı ile hızlı diye tabir ettiğimiz oyuncuların hızları arasındaki fark gün be gün daha da azalıyor. Fiziksel şartların bu kadar eşitlendiği noktada, sizin kadar hızlı, sizin kadar güçlü ve sizin kadar dayanıklı rakibinizi geçmenin tek yolu hızını sizin belirlediğiniz futbol topunu doğru kullanmak oluyor. Çünkü ortalama bir pas hızı ortalama insan hızını neredeyse beşe katlıyor. Bu nokta da bir anektod aktarmak isterim. David Beckham’ı anlatan bir belgeselde konuşan Gary Lineker Beckham’ı şu sözler ile tanımlıyordu : ” David belki çok hızlı yada çok güçlü değil, belki Zinedine Zidane kadar iyi dribling yapıp 5 kişi çalımlayamıyor ama o 5 kişiyi üzerlerinden pas atarak geçebiliyor. Zaten amaç topu o 5 kişiden kurtarıp Raul’a ulaştırmak değil mi ? “


Zizu’nun yapabildikleri tartışılmaz ama Lineker’e de haksız diyemeyiz.

Tüm bu anlattıklarımı Brezilya Milli Takımın’da 2002’den beri yaşanan sorunu anlatmak için yazdım. Brezilyalılar sahada topla o kadar zaman kaybediyorlar ki rakip kim olursa Rıdvan Dilmen’in kulaklarını çınlatıyorlar ; ” Kötü oynayabilirsiniz ama kötü koşamazsınız. “ ve topun arkasına geçmeyi başarıyorlar. Sonuç olarak sahasına yerleşen rakibe karşı pozisyon bulmak zorlaşıyor.  Bu kayıp süre sorununu çözmek için ise takımın geneline bakmak lazım. Çünkü Kaka ve Lucas’ın süre ile olan sorunları başka açılardan. Kaka topla ile haşır neşir olarak, Lucas ise topun önce hakimi olmak sonra da onu nereye göndereceğini düşünmek için zaman kaybediyor. Bu nokta da ikinci bir anektod çok iyi bir örnek olacak : 2010 Dünya Kupası öncesi takımının 11’ini açıklayan Brezilya Milli Takımı Antrenörü Dunga’ya basın toplantısında ” Bu kadar savunma ve hücum konusunda uzman oyuncular varken niye Elano’yu oynatmakta ısrar ediyorsunuz ? ” şeklinde sorunlan soruya Dunga’nın cevabı ilginç olmuştu : ” Elano, Kaka ve Robinho’nun bize kaybettirdiği süreleri çabuk düşünüp karar vererek telafi edecek, çünkü artık topun hızını yüksek tutmalısınız

Brezilya Milli Takımı ile birlikte dünyanın çoğunun yaşadığı bu hız probleminin çözümünde maalesef en güdüklerden biri yine Brezilyalılar olmuş. Topun hızını artıracak oyuncular yerine Kaka, Ronaldinho türevleri yetiştimeye devam ediyorlar. Pekala Ronaldinho ve Kaka, yazının başında bahsettiğimiz Messi tarzında yeteneklerin arasında yer alma kıyısında olsalar da Brezilya Milli Takıma verebildikleri ortada. Yeni nesil ” replika ” lar ise bundan fazlasını veremeyecek gibi duruyor. Bir önceki yazımda İngiltere için yeni rol – modelin Wilshere olması gerektiğini söylemiştim, Brezilya için ise bu Elano’nun biraz daha  gelişmişi olabilir. Çözüm çabuk düşünen ve verdiği kararı doğru uygulayabilen oyuncularda gizli.

Oyunculardaki fiziki gelişmenin kaynağı olan teknoloji bunun karşılığı olarak futbola başka bir şey sundu. Artık futbol topları daha hızlı, daha isabetli yol kat edebiliyorlar. 70 metreye pas atmak yada 40 metreden isabetli orta açmak ayakkabılardaki gelişimi de katarsak her zamankinden daha kolay. Hepsinin sonunda, futbolcuların rakiplerini alt etmesi iki yolu var. Ya Messi gibi başka dünyadan gelme olacaksınız ya da arkadaşlarınız ile tam yerinde, tam zamanında yardımlaşıp futbol topunu koşturacaksınız. Tüm yazı için bknz. İspanya Milli Takımı : En güçlü, en hızlı yada en yetenekli değiller ama yeni futbolu en iyi onların oynadığı çok açık. Dünya futbolunun geleceği bugünkü İspanyollarda ;  kim onlar gibi olabilirse o kazanacak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s