Eylül, 2011 için arşiv

Football Club de İBB ; İşte Bizim Barça…

Yayınlandı: Eylül 28, 2011 Uğur Türker tarafından Değerlendirmeler içinde

Herhangi bir italyan şehrinde herhangi bir renkler ile sahada olsaydı İBB neler olurdu hiç düşündünüz mü ? Hocası takımıyla 200. maçına çıksa, 2.ligden yükseldiği kadrodan 6 sene sonra hala ilk 11 oyuncusu olsa, hiç seyircisi olmasa haklarında neler yazılır, ne methiyeler düzülür, bloglarda internet sitelerinde ne haberler yapılırdı. Ama işte o İBB yani İstanbul Büyükşehir Belediyespor. Ve tüm Türkiye – her zaman yaptığımız gibi – önümüzdeki o değeri görmek yerine onların kimleri yenip kimlere yenildiklerine, belediye takımı olduklarına falan takılıyoruz. Kimse kızmasın ama NtvSpor.net’te arkadaşımız Sırbistan’ın hentboldaki başarısını yazıyor burada istikrarın kralı İstanbul Büyükşehir Belediyespor dururken.

Futbol basit bir oyun.

 

İki sene önce Antalyaspor’u Barcelona’ya benzetmiştim. Ama bugün sahada oynayan İBB Antalyaspor’dan daha çok benziyor Barcelona’ya. Evde benden her gece futbol 433.01 alan Umut Özdemir’e dediğim gibi ; Mahmut Tekdemir yerine Sergio Busquets, Efe İnanç yerine de Xabi oynasa gerçekten ayırt edemeyiz. İşin şakası benim kurduğum benzerlik tıpkı geometrik olanı ; Açılar ve orantı aynı ama büyüklükler farklı. Abdullah Avcı’nın takımının her 10 maçından 8’inde formaları ve skoru ortadan kaldırın , alın size bizim barcelona. Futbol topu Efe’nin ayağından Holmen’e giderken – Türk sınırları içinde nadir görülen – ahenk bile tek başına yeterli İBB’ye Türk işi Barcelona demek için. Saha paylaşımı, oyun merkezi seçimleri, stoperler hariç oyuna aktif katılım gerçekten bizim standartlarımızın üzerinde. Guardiola’nın Barcelona B’nin başındayken birkaç maçınız izlemiştim Barça TV’den ve tarih Abdullah Avcı için Barcelona’sını arıyor.

Bireysel bazda ligimizin ilk 13-14’üne zor girebilecek oyunculardan oluşturulan ilk 11’in skordan bağımsız olarak ligin en kaliteli 4-5 takımından biri olabiliyorsa başarı kuşkusuz doğrudan ilk 11’i oluşturan kişide odaklanır. Abdullah Avcı ile içerisinde hiç gündelik soru olmadan yapılacak röportajı kısa zaman içinde yine bu satırlarda olacak … Sizlerin de Sn. Avcı’ya sormak istediğiniz farklı sorular var ise mesajlarınızı bekliyorum.

Son olarak bir Futbol 433.01 anısı :

– bir futbolcunun İBB’de oynaması için ne gerekli ?

– Pas atabilmesi, koşabilmesi ve biraz beyninin olması..

– ben gitsem 6 ayda sahaya çıkarım.

– ne 6 ayı, 2 ayda…

Marsel – Verdasco ardından..

Yayınlandı: Eylül 2, 2011 Uğur Türker tarafından Değerlendirmeler, uğur türker içinde

Resimdeki backhand slices'dan fazlasına ihtiyacı var.

Çok olmadı. Geçen sene Ted Open’da Marsel İlhan’ın Kravcik karşısında kaybettiği maçta tribündeydim. Servis oyunlarında güçlü, değişik forehand tarzı ile etkili olan Marsel yıllardır kronikleşen bachkand hastalığına yenilmişti sadece. Dünya sıralamasında ilk 100’de yer arayan bir tenisçi için çok fundamental bir eksiklik Marsel’in backhandi. Kötüsü Servis ve forehand gücü arttıkça backhandindeki problem o kadar ön plana çıkıyor ki rakipleri onu 3-4 oyunda çözüveriyorlar. Verdasco ise Marsel’i 4. oyunda okuyup solak olmasının verdiği avantaj sayesinde kolay bir galibiyet aldı. Tüm oyun Verdasco’nun Marcel’in backhandine oynaması, Marsel’in o topu forehandine alıp sahanın sağ kısmını fazlaca boşaltması ve Verdasco’nun derin forehand parallel winner’ı ile puan alması şeklinde oldu.

Sonuç açısından bu maç Marsel’in kendi sınırlarını görmesine yardımcı olacaktır. 2-0’dan sonra gösterdiği mental çöküş ise onun bu düzeyler için ne kadar ham olduğunun göstergesi.  Sıradan bir takipsever olan benim bile anlayabildiğim bu apaçık eksikliklerini gideremezse gelecek turnuvalarda da sonuçlar fazlaca değişkenlik göstermez. Olan TTF’nin yaptığı yatırımlara olur.