Ocak, 2012 için arşiv

Genç oyuncuları oynatma konusunda o kadar güdük kalıyoruz ki hangi oyuncu takımında düzenli forma bulsa yıldız yada adayı oluveriyor. Geçtiğimiz hafta boyunca Fenerbahçe’ye transferi konuşulan Alper Potuk da onlardan biri.  Henüz 20 yaşında olmasına rağmen 58 Süper Lig maçına çıkan bir oyuncunun Ligimiz için değerini şu şekilde özetleyebilirim :

  • Özer Hurmacı Fenerbahçe’ye transfer olduğunda 24 yaşında ve 77 Süper Lig maçında forma giymişti.
  • Sezer Öztürk ise 26 yaşında ve sadece 94 Süper Lig maçına çıkmıştı.

Yukarıda bahsettiğim iki oyuncunun Fenerbahçe’ye verebildikleri Alper Potuk’un değerini daha belirgin kılıyor. Çünkü oyuncu, gelişim çağında düzenli formadan uzak ise beklentileri karşılayamıyor ve istenilen noktaya bir türlü ulaşamıyor. Sezer’in Manisaspor’a yada Özer’in Fenerbahçe’ye geldiği günleri hartırlamalıyız. Hangisi şu an o muhteşem işleri başardı.

Alper Süper Lig için genç-tecrübe , yetenek-gelişebilirlik ölçüsünde standartların üst sınırlarını zorlamasına rağmen, onunda tıpkı Sezer ve Özer gibi bir pozisyon problemi var. Rıza Çalımbay döneminde altyapıdan – önlibero – olarak yükselen Alper önce Bülent Uygun 4-2-3-1’inde öndeki 3lüde ardında Skibbe’nin 4-3-3’ünde orta üçlünün yan çizgilerinde oynayınca bir anda sivrildi. Çabukluğu, ayağına hakim oluşu, orta mesafeli şu tehtidi ( 58 maçta henüz 1 golü olmasına rağmen ) Bülent Hoca ve Skibbe’nin onu hücum bölgesinde kullanmalarının en büyük nedenleri. Tabi atladığımız bir noktayı saymazsak ;

Jose Mourinho bir kaç yıl önceki bir röportajında ” Savunmacılara hücum öğretemezsiniz çünkü hücum yetenek ister ama hücum oyuncularına savunma yapmayı öğretebilirsiniz. Savunma güç ve konsantrasyon sanatıdır. ” demişti. Sanırım tercümanlar hocaları yanıltmış olacak ki o sözler, Edirne’den içeriye farklı girdi. Hocalarımız hala ellerindeki hücumculara savunma öğretmek varken yetenek yönünden azıcık sivrilmiş savunmacılarına hücum öğretmek niyetindeler. Önceleri Mehmet Topuz’a olan şimdilerde Alper’in başına geliyor. Fark yaratacak, kendini ve takımını öne çıkarak pozisyonda kullanılmak yerine sıradan bir hücum oyuncusu yapılıyorlar. Eğer biri Alper’in sahip olduğu yetenekleri orta sahanın merkezinde 2 yönlü kullanmasını isterse, Türk futbolu  delici, gol atabilen bir orta saha oyuncusu kazanacak. Aksi halde Alper Potuk’un da sonu Özer,Sezer yada M.Topuz’dan farklı değil.

Alper Potuk için tam mevki-yetenek , şimdi-gelecek tartışmaları ( en azından benim için ) doruğa çıkmışken gündeme gelen fakat gerçekleşmeyen Fenerbahçe transferi ona hayatının şansını vermiş gibi. Daha önce hem Denizlispor hem de Gençlerbirliği’ni çalıştırıken oyuncuları ileri değil geri evirmeyi prensip haline getiren Ersun Yanal takımın başına geçti. Serkan Balcı, Ali Tandoğan ve Deniz Barış Mourinho’nun bahsettiği ” yetenekli oyuncuya savunma öğretme yada geri evirme ” sisteminin ligimizdeki ender meyvelerinden. ( Bir Soru : Ligimizdeki geri evrimi en verimli olan oyuncu kimdir ? cevabı yazının sonunda ) Ersun Yanal zaman içerisinde Alper’in gelişim çizgisini görüp onu en çok fark yaratacağı bölgeye geri getirecektir. Çünkü Alper sıradan bir hücumcudan az ama sıradan bir orta saha oyuncusunda çok yetenekli. Onun Eskişehir’de geçireceği şu 20-25 maç ( sezon sonu muhtemelen ayrılacaktır ) Ersun Hoca ile birlikte geleceğini şekillendirmesi bakımından hayati öneme sahip. Türk futbolu daha önce çok az yetiştirdiği tarzda bir orta saha oyuncusu kazanabilir. Umarım bu şans heba olmaz. Çünkü hem ligimizin hem Milli Takımımızın bu tarz oyunculara çok ihtiyacı var.

Sorunun cevabı : Gustavo Colman : Colmandaki geri evirmeyi gerçekleştiren Şenol Güneş. Ne gariptir size Ersun Yanal Colman için ileri 3lüde ısrar etmişti. Bu sefer bu hataya düşmez ve Alper de biz de seviniriz.

Sizin cevaplarınız neler ;

Email Gönder

Reklamlar

Türkiye Kupası bilmem kaçıncı tur fikstürü çekildi geçenlerde. Fenerbahçe Konya Şekerspor, Galatasaray Adana Demirspor ve Beşiktaş Antep Belediye ile eşleşti. Takdir edersiniz şu ana kadar yazıya mevzu bahis olacak bir gelişme yoktu. Ta ki, bu sabah TFF maç takvimini açıklayıncaya kadar. Yukarıda bahsettiğim 3 takımda kendi sahalarında oynayacaklar. Adana Demirspor, Konya Şekerspor ve Antep Belediye İstanbul’a gelip tur kovalayacaklar. Ve sonra biz,medya,TFF buna Türkiye Kupası diyeceğiz. Gülerler adama !!!!

Ülkelerde oynanan Kupaların amacı malumdur. Üst liglerde oynayan takımların eşleştikleri alt küme / amatör takımların sahalarında gidip maç oynamalarıdır amaç. O ufacık stada koskocaman takımları getirip ” Hadi, gösterin kendinizi ” demektir ufacık şehre, azıcık taraftara. Ülkemizde ise amaç Onlarınkilerden biraz farklı. Biz, ligde tutunamamış ismen büyük bir kulübe teselli ikramiyesi havası veriyoruz Ziraat Türkiye Kupasına. O yüzden ne TFF’nin ne de ismen büyüklerin umrunda Kupaların taşıması gereken değerler. Ne yazık ki sadece sonunda hangi başkanın ” Bu yıl ligde istediğimiz başarıyı yakalayamadık ama taraftarımıza Türkiye Kupası hediye ettiğimiz için mutluyuz. ” diyeceğini önemsiyoruz.  Kuralar çekimi sonrası Adana Demirspor Yönetiminin yaptığı maç Adana’da oynansın önerisi ise cevapsız kaldı. Medya öneri içeriğine yer verirken, her zaman olduğu gibi cevabı hiç gündeme getirmedi. Cevap basit aslında ; Galatasaray Samsunspor deplasmanından sonra Adana’ya gitmek istemedi çünkü Karabükspor maçına hazırlanmak daha önemli. Aksi durumda Adana Demirspor maçında oynama ihtimali olan fakat Samsunspor maçında sahada olmayacak oyuncuları Samsun’a boşu boşuna !! taşımış olacaklardı. Maç İstanbul’da oynanınca dinlendirilen oyuncular evlerinde rahat olacaklar, Adana’da maçı izlemek zorunda kalmayacaklardı. Yoksa kimin umurunda Kupaymış, amaçmış filan.

Hani bir söz vardır ; Geçti Bor’un pazarı, sür eşşeği Niğde’ye. Bizde de geçti 11-12 sezonu, nasip 12-13’e. Eğer siz sporun en temel sporsever özelliklerini çalarsanız elinize sadece partizanlık,fanatizm kalır. Sonra saha olaylarına üzülmek, kimsesiz çocuğun ölümüne üzülmeye benzer. Mesele onu kimsesiz bırakmamaktır. Mesele spor sırf sevildiği için yaşamaktır. TFF’den ricam bir sonraki sene masum bir Türkiye Kupası oynatması. Yoksa 2 sene önce kim kazanmıştı hatırlayan var mı ?

Saygılarımla,